| Tarih: 25-01-2008 03:55
|
Okunma Sayısı : 373 |
Güzel bir kitap okumak istiyorum. Beni sıkmasın, içinde macera olsun, aşk olsun, yeni yerler olsun, masal tadında olsun diyorsanız tam size göre bir kitap Afrikalı Leo.
Kitabın ilk sayfasında;
“Benim Arapça, Türkçe, Kastilya dili, Berberi dili, İbranice, Latince, sokak İtalyanca’sı konuştuğumu duyacaksınız; çünkü bütün diller ve dualar benim dillerim ve dualarım Fakat ben hiçbirine ait değilim. Ben yalnızca Tanrıya ve dünyaya aidim; ve yakında bir gün yine onlara döneceğim”.
Afrikalı Leo’nun ilk sayfasında karşılaşacağınız bu sözler tüm kitabı özetliyor sanki. Gerçek bir yaşamdan çıkarılmış bir öykü olan bu kitapta Endülüslü bir tüccarın hayatı anlatılıyor. Kahramanımızın asıl adı Hasan olmasına rağmen romanda bir kaç kez ismi değişiyor.
Kitabın son sayfasında şu cümleler var:
Sen Roma’da Afrika’lı Leo’nun oğluydun, Afrika’da Rumi’nin oğlu olacaksın. Nereye gidersen git birileri sana derinin rengini ve dualarını soracak.
.....
İster Müslüman, ister Hıristiyan, ister Yahudi olsunlar seni olduğun gibi kabul etmeliler ya da seni yitirmeyi göze almalılar.
Bu sözleri Amin Maalouf’tan sık sık duyacaksınız.Romanlarında vermek istediği ve denemesi “Ölümcül Kimlikler”in de ana temasını oluşturan aidiyet ve kimlik kavramları onun tüm cümlelerine bir şekilde işliyor. Amin Maalouf’un ilk romanı olan Afrikalı Leo 1986’da yayımlandığında Fransız-Arap dostluk ödülünü kazandı. Bu kitapta Maalouf gerçek tarihi kişilikleri de roman kahramanları arasına alarak tarihi onlar aracılığıyla anlatıyor, tabi Leo’nun yorumlarının da unutmamak lazım. Kahramanız Leo zeki, başarılı, her gittiği yerde kendini kabul ettirmeyi beceren ve yazgısına rağmen ne yapıp edip hayattan zevk alıp mutluluğu bulabilen bir kişi, bir çok özelliği ile özenilecek biri olarak işlenmiş. Aşk unsuru da nerede ne durumda olursa olsun Leo’nun peşini hiç bırakmıyor.
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|