| Tarih: 24-03-2008 05:23
|
Okunma Sayısı : 387 |
Kendi kendini temizleyen kumaşlar, güçlü olduğu kadar da hafif olan materyaller, çevresini tanıyan akıllı yüzeyler ve daha nicesi nanoteknoloji ile yaşamı bir adım ileri taşımaya hazırlanıyor.
Bilim dünyasında sessiz sedasız yaşanan ‘küçük çaplı’ gelişmeler, insanlığı, bilim kurgu filmlerinde bile hayal edilmeyen bir geleceğe doğru hazırlıyor. Elektronik, kimya ve mekaniği mikroskobik boyutlarda sentezleyen bu bilimin adı Nanoteknoloji. Nanoteknolojinin temel prensibi, materyalleri atomik ve moleküler boyutlarda kontrol etmeye dayanıyor. Bu sayede günlük yaşamda durağan olarak algılanan materyallere işlev kazandırmak ve olaylara karşı tepkilerini yönlendirmek mümkün olabiliyor. Nanoteknoloji sayesinde kendi enerjisini üreten, moleküler prensiplere dayalı olarak kendini kopyalayabilen, onarabilen ve temizleyebilen, hafızası olan, dayanıklı ve esnek materyaller üretmek mümkün. Kendi kendini temizleyen kumaşlar, aynı anda metal kadar güçlü, plastik kadar esnek ve hafif materyaller, çevresini algılayan ve analiz eden yüzeyler, minimum enerjiyle maksimum bilgiyi işleyebilen ve depolayan devreler ve mikroçipler nanoteknolojinin geliştirildiği uygulama alanlarından sadece birkaçı.  Endüstrinin çeşitli alanlarında mevcut cihazların ve materyallerin yerini, çok daha işlevsel olan nano karşılıkları almaya başladı. Bu konuda ilk ciddi yatırımı yapan firmalardan biri Nokia . Cambridge Üniversitesi ile çeşitli bilimsel araştırmalarda birlikte çalışmak üzere işbirliğine giden Nokia, Morph adlı yeni nanoteknoloji projesini geçtiğimiz günlerde duyurdu. Morph, nanoteknolojinin farklı uygulama metodlarını tek bir çatı altında toplaması bakımından iyi bir örnek. Morph adlı cihaz, iletişim ve medya temelli bir yaşam modülü. Kredi kartı inceliğindeki cihaz, üzerindeki nanofiberler aracılığıyla enerjisini güneşten alıyor. Hasar görmeden katlanabilen, bükülen ve aldığı şekli hatırlayan Morph, küçük bir cep bilgisayarı özelliklerine sahip. Kulağa takılan iletişim modülü ile tamamlanıyor. Üzerine dökülen sıvının molekül yapısını etkileyerek akıp gitmesini sağlayan nanofiberler sayesinde kirlenmiyor.
Aynı fiberler sensör vazifesi görerek ortamın havasını analiz edip bilgi verebiliyor. Cihazla işi biten kullanıcı, Morph’u katlayıp bükerek istediği şekli verip istediği deseni yükleyerek bir aksesuara dönüştürebiliyor. Henüz bir konsept olan Morph’un gelişimi sürerken, bilim insanları bu yeni ve heyecan verici teknolojiyi hayatın çeşitli alanlarına uygulamaya devam ederek dünyayı düşündüğümüzden daha ‘akıllı’ bir geleceğe hazırlıyor. |
|
|