| Tarih: 27-05-2008 02:13
|
Okunma Sayısı : 265 |
NASA ’nın aylar önce uzaya fırlattığı ve nefeslerin tutulduğu kritik dakikaların ardından Mars’a inmeyi başaran uzay aracı Phoenix Anka Kuşu, gezegen yüzeyinde 90 gün boyunca keşif yapacak.
Mars’a inmeyi başaran Phoenix (Anka Kuşu) gezegenden ilk görüntüleri geçmeye başladı.Uzay aracının inmesinden yaklaşık iki saat sonra, aracın küçük kayaların arasında Mars yüzeyine basmış bacaklarından birinin görüntüsü ile ufuk çizgisinin görüntüleri Dünya’ya ulaştı. İlk görüntülerin, uzay aracının durumu ve üzerindeki bilimsel araçlar hakkında uzmanlara bilgi verdiği belirtiliyor. Aracın enerjisini sağlayacak güneş panelleri, aracın inişinin havaya savurduğu yoğun toz tabakası yatıştıktan sonra açılmak üzere programlandı. Anka Kuşu, 10 ayda 711 milyon kilometre yol katederek Mars’a ulaştı. Uzay aracı, 1976’dan beri ilk defa Mars’a yumuşak iniş yapan araç oldu. Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan uzay aracı, gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu analiz edecek. Mars, Dünya’ya çok benziyor Phoenix’in başarıyla indiği, Güneş Sistemi’nin dördüncü büyük gezegeni Mars, büyük olasılıkla gençliğinde Dünya’ya çok benziyordu. Bilim insanları, Kızıl Gezegen’in dört milyar yıl önce sıcak ve rutubetli olduğunu, daha sonra bir çöl soğuğunun hakim olduğunu, nefes alınamaz hale geldiğini düşünüyorlar. Dünya’nın atmosferinin yüzde 78 oranında azot ve yüzde 20.6 oranında oksijenden oluşmasına karşılık, Mars’ınki yüzde 95 oranında karbondioksit (CO2), yüzde 2.7 oranında azot, yüzde 1.6 argon ve yüzde 0.13 oranında oksijen ile eser miktarda su buharından oluşuyor. Mars’ın ‘Phobos’ ve ‘Deimos’ isimli iki küçük ve şekilsiz doğal uydusu bulunuyor ve bunların büyük olasılıkla çekim gücüyle yörüngeye giren asteroidler olduğu sanılıyor. Kızıl Gezegen’in birbirlerinden farklı mevsimleri de bulunuyor. Bir diğer ortak nokta da Mars gününün Dünya gününden sadece 40 dakika fazla olması. Güney kutbunun pek az su ile CO2’den, kuzeyin ise buzdan oluştuğu tahmin ediliyor. Kışın CO2 atmosferi yoğunlaşıyor ve kutup bölgelerinin büyük bölümünün 10 cm kalınlığında bir karbonik kar tabakası ile kaplanmasına neden oluyor.
Olimpos Dağı’nın yüksekliği 25 km Güneş Sistemi’nin en yüksek dağ oluşumlarına sahip Mars’ta Olimpos dağı 600 km çapı ve 25 km yüksekliğiyle dikkat çekiyor. Bacası 85 km genişliğinde ve 3 km derinliğindeki Olimpos dağı tüm Güneş Sistemi’nin en büyük volkanı unvanına sahip bulunuyor. 10 km yüksekliğinde ve 4 bin km genişliğinde lav akıntılarından oluşan dev bir kümbetin bulunduğu Mars’ta 7 km derinliğinde, 4 bin km uzunluğunda kanyonlar ve 6 km derinliğinde 2 bin km çapında bir krater de bulunuyor. Kızıl Gezegen’deki erozyon izleri, tortu birikintileri, eski kıyıların izleri, kuru nehir yatakları Mars’ın yüzeyinin geçmişindeki büyük miktardaki suların aktığını gösteriyor. Dünya gibi füzyon halindeki demir alaşımlı çekirdeği ve ince kabuğu bulunan Mars’ın çekirdeği de büyük miktarda kükürt içerdiğinden bu gezegenin düşük çekim gücünü açıklıyor. Kızıl Gezegen ismini yüzeyindeki minerallerde bulunan demiroksitten (hematit) kaynaklanan kırmızı renginden alan Mars, George Wells’in 1898’de yazdığı ünlü Dünyalar Savaşı romanıyla insanların hayal gücünde bir heyecan yaratmıştı. Mars,Kızıl Gezegen ismini yüzeyindeki minerallerde bulunan demiroksitten kaynaklanan kırmızı renginden alıyor. |
|
|